Kampanyalarımız

vegan derneğİ

AV KARŞITI HUKUKİ MÜCADELE

Av Cinayettir

Avcılık tartışmasız yaşam hakkı ihlalidir. Vegan Derneği Türkiye (TVD) olarak özellikle son iki yıldır Türkiye’deki av katliamına karşı kampanyalar yürütüyor ve avcılığın yasaklanması için hukuki mücadele veriyoruz. “Spor, hobi, turizm” adı altında yürütülen bu zalim uygulamalara izin veren devlet kurumlarına karşı dava açarak, diğer doğa ve hayvan hakları örgütleri ve barolar ile birlikte av karşıtı mücadelemizi sürdürüyoruz. 

2020’de Tarım ve Orman Bakanlığı’na karşı açılan davalar, farkındalık çalışmaları ve güçlü kamuoyu tepkisi, yaban keçilerinden ceylanlara ve kızıl geyiklere kadar birçok yaban hayvanının hayatını kurtaran avlanma ruhsatlarının iptal edilmesiyle sonuçlandı. Bu yıl, TVD olarak, biri Hayvan Hakları ve Etiği Derneği ile birlikte olmak üzere, av turizmi ihalelerine karşı yerel düzeyde iki dava açtık ve Türkiye çapındaki diğer tüm av ihalelerinin ve Merkez Av Komisyonu kararlarının iptalini talep eden İzmir ve Ankara barolarının açtığı davalara müdahillik başvurularında bulunarak avcılığı önlemek ve yasaklamak için ulusal düzeydeki hukuki mücadeleye dahil olduk. 

Kampanyamız medya ve sosyal medya aracılığıyla kamuoyu farkındalık çalışmalarını, yasal başvuruları, ortak savunuculuk çalışmalarını ve farklı eylem biçimlerini içeriyor.

VEGAN DÖNÜŞÜM

Etik Veganlığın Yasal Düzeyde Korunması

TVD, etik veganlığın yasal olarak tanınmasını ve korunmasını sağlamak için çalışıyor. Veganlık sadece bir “beslenme tercihi” olmaktan çok, tür temelli ayrımcılığı ve insan merkezciliği reddeden, insan harici tüm hayvanların yaşam hakkını savunan ve şiddet içermeyen bir felsefe ve yaşam tarzıdır. 

Türkiye genelinde veganların ayrımcılığa uğramalarına engel olmak, kamu kurumlarında ve özel sektörde hayvanlardan elde edilmeyen gıda ve ekipman gibi temel malzemelere erişimlerini sağlamak ve vegan bireylerin yasal olarak korunmasını sağlamak misyonumuz gereği esastır. 

Kampanyamız, hem özel sektörde hem de kamu kurumlarında vegan seçeneklere erişim eksikliği konusunda değişim ve farkındalık yaratmaya yönelik taban hareketlerini desteklemenin yanı sıra, yasa ve yönetmeliklerin değiştirilmesine ilişkin ilgili ve sorumlu kurum ve yönetim organlarına yönelik resmi başvuruları ve yasal işlemleri içeriyor. Amacımız; herkesin ayrımcılıktan uzak, tamamen vegan bir yaşam tarzına sahip olma hakkını yasal olarak güvence altına almaktır. 

Bu kampanyanın başarılarından biri; diğer vegan aktivistlerin eylemleri ve ilgili bakanlıklara yönelik ısrarlı çağrıları ile birlikte, vegan mahkûmların haklarının Mart 2012’den bu yana yasal düzeyde korunmasını sağlamak oldu. Benzer politika değişimini tüm kamu kurumlarında ve özel işletmelerde güvence altına alma hedefiyle çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz.

Kampanyamız; kamu kurumlarında lobicilik, savunuculuk ve yasal başvuruların yanı sıra medya ve sosyal medya aracılığıyla farkındalık yaratma çalışmalarını kapsıyor.

Kampüste Yeşil Tabak 

Felsefi inançları doğrultusunda beslenme şeklini belirleyebilmek ve bu doğrultuda gıdaya erişim her bireyin doğal hakkıdır. Türkiye’de tamamen bitkisel beslenmeyi tercih edenlerin sayısının her geçen gün artmasına rağmen, ülke genelindeki öğrenciler vegan gıda seçeneklerine her zaman erişememektedir. Genellikle kampüs yemekhanelerinde hayvansal içeren mevcut menülerle yetinmeleri istenmekte, bu nedenle hayvansal içermeyen, sağlıklı ve besleyici yemekler bulmakta zorlanmaktadırlar. 

Ülke çapında vegan yaşam tarzına erişimi ve vegan dönüşümü artırmaya yönelik kampanyamızın bir parçası olarak, vegan yemek hakkının isteyen herkese düzenli olarak verilmesini sağlamak için üniversite öğrencileriyle dayanışma ve işbirliği halinde çalışıyoruz. Vegan yemek uygulamalarının bir istisna veya imtiyaz olarak görülmemesi, kurum düzeyinde karar vericilerin keyfi uygulamalarına tabi olmaması için çabalıyoruz. 

Bu sadece etik veganlar için değil, sağlıklı ve sürdürülebilir gıda seçeneklerini tercih eden herkes için de son derece önemli. Özellikle de iklim krizine yönelik artan endişeler sebebiyle, eğitim kurumlarının karbon ayak izini azaltmada üzerlerine düşen sorumluluğu üstlenmesi ahlaki bir zorunluluk haline gelmelidir. Bu nedenle Türkiye çapındaki üniversiteleri vegan öğrencilerin ve personelin sürdürülebilir ve zulüm içermeyen yemekleri seçebilmeleri için bitki bazlı yemek seçeneklerini artırmaya ve menülerini dönüştürmeye çağırıyoruz.

Kampanyamız; Türkiye’deki üniversite öğrenci kulüpleri ve vegan sağlık personeli ile işbirliği içinde, sosyal medya ve medya aracılığıyla etkinlik organizasyonları, yasal başvurular, ortak savunuculuk ve farkındalık oluşturma girişimlerini içeriyor. 

TVD’nin 2019’dan bu yana eğitim alanında yürüttüğü “Vegan Akademi” çalışmaları, yalnızca eğitim kurumlarında veganlığı teşvik etmekle kalmıyor, aynı zamanda belirli üniversitelerde hedefli kampanyalar oluşturmamıza yardımcı olan bir iletişim ve bilgi ağı olarak işlev görüyor.