Dünya'dan Etik

Yeni kanıtlar ışığında tavukların sosyal zekası ve şempanzelerin dil becerisiyle yüzleşmek

Bugüne kadar varsayılandan çok daha ileri seviyelerdeki iletişim kapasitesi ve sosyal etkileşimleri yadsınamaz hayvan türlerinin çokluğuna dair bilimsel bilgi birikimi yeni çalışmalarla genişlerken hayvanlara uygulanan sömürüyü akılsallaştırmakta kullanılan eski “bilgileri” yanlışlayan bilim insanları davranışlarımızı sorgulamamız için çağrıda bulunuyor.

Tavukların da başka pek çok hayvan gibi kendi türleri içinde farklı karmaşık özelliklere sahip bireyler olabildiğine TED Talks Nisan 2019 konuğu olan antropolog ve yazar Barbara J. King tarafından TED Ideas yayınında dikkat çekildi: Onlar hafızası kuvvetli, endişeli anne, terapi kuşu, yardımsever arkadaş ve başka pek çok farklı özellikte olabiliyorlar.

Bulgulara verilen örneklerden biri şöyle: Tavuklar yaklaşık 100 tavuğun yüzünü aylarca ayrı kaldıktan sonra bile bireysel farklılıkları ve kendileriyle kurdukları ilişki bağlamında hatırlayabilmekteler.

Verili iki seçenekten en iyi sonucu sağlayanı seçmek üzere akıl yürütmekte 10’da 9 başarı gösterdikleri bir deney ise insanı kendine getirir cinsten, diyor Barbara J. King: Belirli bir tecrübe ve eğitim sonrasında tavuklar daha büyük ama daha geç elde edilen bir ödül için daha küçük ama hemen verilen bir ödülden vazgeçme seçimini yapmakta tutarlı bir davranış sergilemeyi başarıyorlar.

Yürütülen çalışmalarda tavukların kendi civcivlerinin tükettikleri gıdaların kalitesiyle ilgili beceri seviyelerine duyarlı oldukları da görüldü. Kaliteyle orantılı olarak yönlendirici davranışlar anne tavuklarda işlevsel biçimde farklılık gösterdi. Sadece çağrıda bulunmak için sesini yükseltme gibi ön davranışlarda değil aynı zamanda daha az tercih edilmesi gereken yiyecek seçimlerinin civcivleri tarafından yapılması sonrasında da anne tavuklar düzeltici biçimde davranarak yavrularının davranışlarını yeniden biçimlendirmek ve seçimleri hakkında eğitmek üzere fiziksel müdahalelerle öğretici davranışlarda bulundular.

Ayrıca, bir tehdit algıladıklarında seslerini yükseltip yürümelerini hızlandırarak vücut sıcaklığında artış gibi strese maruz kalma belirtileri gösterdikleri de saptandı. Dahası, başka bireylerin tehdit altında bulunmasıyla ilgili bilişsel hassasiyet ve kaygı durumlarının sadece anne-yavru ilişkileriyle sınırlı kalmadığı gözlemlendi.

Bir diğer ilginç bulgu da şöyle: Tavuklar beyinlerini aynı anda farklı görevler için kullanabilmelerine olanak sağlayan bir bölümlenme yapısına sahipler. Beyinlerinin sol yarım küresi yiyecek arayışına ait detaylarla ilgili bilişsel görevleri gerçekleştirirken eş zamanlı olarak beyinlerinin sağ yarım küresi olası avcılara karşı tedbir ve korunma davranışlarını yönetmelerini sağlayan bir tür “yarım küre özelleşmesi”nin yararlarını mümkün kılmakta. Beyin fonksiyonlarının mümkün kıldığı bu davranışsal karmaşıklık kuşlarla memeliler arasında bulunduğu yanlış olarak varsayılagelmiş olan akılyürütme yetisi aralığının ve bu eski ikili karşıtlığın ne kadar yanıltıcı olduğunun anlaşılmasını sağlamış bulunuyor.

İnsan ile insan-olmayan hayvan arasında hiyerarşik türsel farklılıklar bulunduğunu desteklemeye yönelik yanlış anlayışları yıkan bir başka önemli çalışmaya ise “The Royal Society Publishing”’in Şubat 2019 tarihli bir bilim yayınında şempanzelerin dil ile olan ilişkileri incelenerek yer verildi.

Pek çok hayvan türünde kendi aralarında ses yoluyla veya ses kullanmakszın sadece el, kol, yüz ve başka vücut hareketleriyle gerçekleştirdikleri anlam iletimi için başvurulan kalıplarda sıklık ve kalıbın uzunluğu/süresi ters bağıntı göstermekte süreklilik sergiliyor, eş deyişle “kısaltma” ilkesinden yararlanılıyor ve primatlarda ise ses yoluyla iletişimde daha büyük sekanslar daha küçük bileşenler tercih edilerek oluşturuluyor. Her iki dilbilimsel yasa da sıkıştırma denen yapıyla bağlantılı. (“Sıkıştırma” kod uzunluğunu minimize etme anlamına gelen bir bilgi oluşturma kuramsal prensibidir.)

Bu temellerden hareketle ifade edildiğinde yeni test sonuçları şu noktada bilimsel bakış açılarını değiştiren bir belirginlik sağlamış oldu: Sıkıştırma ilkesi tıpkı insanlarda olduğu gibi birçok insan-olmayan hayvan türünde ve özellikle şempanzelerde iletişim olanaklarının yapısal temelini oluşturmakta ve primat jestleriyle (iletişim amaçlı el, kol, yüz ve diğer vücut hareketleriyle) insanların kullandığı/tanımladığı “dil” arasında önemli bir ortaklığa işaret etmektedir.

Bahsedilen çalışmalar ışığında başka hayvan türlerine dair yaklaşım tarzı ve davranışlarımızın etik dokusuyla ilgili sorular giderek artmakta.

Yazar Hakkında

Barış Bayram

disiplinlerarası teorisyen, yazar, vegan, toplumsal cinsiyet eşitliği, insan-olmayan hayvan hakları ve insan hakları savunucusu, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri aktivisti

Yorum Yap

1 + 9 =


Paylaşım